Kırmızı Kaliforniya Solucanları Nasıl ve Ne İle Beslenir?

Vermikompost, yiyecek artıklarını azaltarak bahçeniz için besin değeri yüksek ve zengin bir gübre meydana getirmenin çevre dostu bir yöntemidir. Ortalama 1000 adet kırmızı kaliforniya solucanı, günde 500-1000 gr yiyecek artığı tüketirler. Solucanları neyle beslediğiniz ve solucan gübresi üretim çalışmalarında yapılacak ve yapılmayacak şeylere dikkat etmek önemlidir.

Solucanların Bakımı ve Beslenmesi

Solucanlar yemeği çok severler ve zamanlarının çoğunu da yiyerek geçirirler. Sizin ve benim gibi solucanların da sevdiği ve sevmediği yiyecekler vardır. O zaman solucanlar neyle beslenmeli ve neleri solucan kabımıza koymaktan kaçınmalıyız?

Kırmızı Kaliforniya Solucanları Ne ile beslenir?

solucan-besleme

Kompost hazırlamak için, sebze ve meyveler tercih edeceklerimizdendir. Solucanlar aşağıdakilerden herhangi birini yiyeceklerdir:

Kabak
Mısır koçanı yaprakları
Kavun kabukları
Muz kabukları
Çay posası
Yumurta kabukları
Kahve telvesi
Meyve/sebze ve diğer bitkisel artıklar
Yarı yanmış hayvan gübresi

Solucan kabımıza turunçgiller, soğan ve sarımsak koymaktan kaçınmalıyız. Sarımsak ve soğan, solucanlar tarafından ayrıştırılırlar, fakat ayrıştırılana kadar geçen süredeki koku dayanabileceğinizden daha fazla olabilir. Turunçgil posası ya da herhangi bir yüksek asitli meyveyi solucan yetiştirme kabınıza çok miktarda eklerseniz onları öldürebilirsiniz. Bu yüzden az miktarda eklemeye dikkat edin veya posasız sadece kabuğundan koyun.

Solucanları besleme işleminiz temel olarak “yeşil” oldukça solucanlar kaba koyduğunuz neredeyse her şeyi yiyeceklerdir. Mesela kahve telvesi, yumurta kabukları, bitki artıkları ve çay yaprakları gibi… “Yeşil” besinler azot bazlıdır. Fakat solucan kabının “kahverengi”lere veya parçalanmış gazete kağıdı, yumurta kartonları ve karton gibi karbon bazlı maddelere de ihtiyacı vardır.

Solucanlar beslenirken yapılmaması gerekenler:

Tuzlu ve asitli yiyecekler vermeyin.
Domates ya da patates vermeyin.
Et ve süt ürünleri vermeyin.

Solucanlar domatesleri yerler ama tohumlarını ayrıştıramazlar. Bu yüzden solucan gübresi üretim kabınızda büyük ihtimalle domatesler filizlenmeye başlayacaktır. Çok sıkıntı oluşturmaz bu durum. Tek yapmanız gereken bu filizleri koparmaktır. Patates ile beslerseniz de aynı durum oluşabilir. Patatesler sindirilmeden önce filizlenmeye başlarlar. Et ve süt ürünleri, tamamen ayrıştırılmadan önce çok kötü koktukları için kullanmamamız gereken yiyeceklerdendir. Ayrıca bunlar sinekleri de çekeceklerdir.

Solucanları evcil hayvan artıkları ve “sıcak” gübreyle beslemeyin. “Sıcak” gübre sindirilmemiş hayvan artıklarıdır. Bunu eğer kabınıza eklerseniz, kabın sıcaklığını solucanlar için uygun olmayacak biçimde yükseltecektir.

Kırmızı Kaliforniya Solucanları Nasıl beslenir?

Sebze ve meyveleri kompost içine katmadan önce çok küçük parçalar şeklinde kestiğinizden enim olun. Bu solucan gübresi oluşturma sürecine yardım edecektir.

Kabınızın boyutuna bağlı olarak, haftada bir kere ile başlayıp iki günde bire kadar düşürerek ortalama 1 kupa yiyecekle besleyin. Solucanların yiyecekleri ne kadar hızlı tükettiklerini içeren bir seyir defteri tutabilirsiniz. Böylece, zamanlamayı, miktarı ve yiyecek çeşitliliğini ayarlayabilirsiniz. Kokulu bir solucan yetiştirme kabı, aşırı beslemenin belirtisi olabilir. Kabınızdaki yiyecek alanlarını solucanların tamamının ulaşabileceği şekilde ayarlayın. Sinekleri kabınızdan uzak tutmak için yiyeceği 7-10 cm aşağı gömün.

Doğru beslemenin en iyi göstergesi, solucanların durumu ve sayılarının artmasıdır. Solucanların doğru bir şekilde bakımı ve beslenmesi, size bahçenizde kullanabileceğiniz zengin bir toprak, daha az çöp ve arazilerimizdeki çöp miktarının azaltılmasında bir pay olarak geri dönecektir.

Solucanların en mutlu olduğu sıcaklık değerleri 12-26 C arasıdır. Daha soğuk ortamlarda solucanlar uykuya meyillidir. Eğer yaşadıkları ortamda sıcaklık sıfıra yaklaşır veya altına düşerse donarak ölebilirler. Daha sıcak ortamlar da ise düzenli izlenmezse solucanlar için tehlikeli hale gelebilir. Sıcak havalarda solucan bakımı doğal klima oluşturma çalışmasıdır. Doğal ortamlarını yani solucan kabınızı serinletecek şekilde düzenlemek gerekir. Burada önemli olan sizin dışarıda hissettiğiniz sıcaklık değil, solucanların içinde yaşayıp beslendikleri kompost sıcaklığıdır.

Yüksek sıcaklık ve solucan yetiştirme kabı kötü bir kombinasyondur. Fakat dışarısı sıcak bile olsa eğer doğru hazırlıkları yaparsanız solucan gübresi yapmanıza herhangi bir engel yoktur.

Yüksek Sıcaklık ve Solucan Besleme Kapları

Eğer onları kurtarmak için hiçbir şey yapmazsanız, çok yüksek sıcaklıklar solucanların hepsini öldürebilir. Solucanlar ölmese dahi, bir sıcaklık dalgası onları sersemletebilir ya da hasta edebilir ki, bu durum gübre üretmelerine engel olacaktır. Eğer yılın sıcak bir zamanında iseniz solucan besleme kabınızı sürekli görebileceğiniz bir yere koyun ve onu mümkün olduğunca serin tutmaya çalışın.

Solucan kabınızı veya gübre üretim kabınızı doğru yere koymak, solucanları yazın serin tutmanın ilk adımıdır. Evinizin kuzeye bakan yönü daha az güneş alıp serin olacaktır. Solucan yetiştirme kabınızı hazırlamaya başlarken güneşi daha az alıp daha serin olan bir yere göre yapıp, yerleştirebilirsiniz.

Sıcak İklimde Kırmızı Kaliforniya Solucanı Yetiştirmek

Solucanlar sıcakta sersemlemeye ve yavaşlamaya meyillidir. Bu yüzden onları beslemeyi bırakın ve tekrar serin olana kadar kendi bağışıklıkları yardımıyla toparlanmalarını bekleyin. Fazladan yiyecek kapta kalacak ve çürüyecektir. Bu da zararlı böceklerle problem yaşamanıza sebep olur.

Eğer Afrika gibi çok sıcak bir yerde yaşıyorsanız, Kırmızı Kaliforniya solucanları yerine mavi solucanları ya da Afrika solucanlarını tercih edin. Bu türler tropikal iklimde yaşadıkları için sıcak havalardan hasta olmadan ya da ölmeden kurtulmada daha beceriklilerdir. Fakat, bunlar kendi iklim şartlarına adapte oldukları için soğuk havaya karşı dirençleri zayıftır.

Yatağın nemli kalmasına dikkat edin. Bunun için her gün sulayabilirsiniz. Sıcak iklimde kırmızı Kaliforniya solucanı yetiştirmek, yatağı olabildiğince serin tutmak, nemi dengelemek ve kabı serin bir ortama koymakla ilgilidir. Eğer bunlar sağlanabilirse solucanlar daha rahat edeceklerdir.

Solucan maması olarak kompost nasıl hazırlanır?

Kompost, çeşitli organik atıkların nemli tutularak ve havalandırılarak  oluşan sıcaklıkta, zararlı mikroorganizmaların ölmesi ve bunun sonucunda  yararlı mikroorganizmaların  ayrışma işlemini gerçekleştirmesi ile oluşturulan  üründür.  Solucan gübresi üreten büyük işletmelerin neredeyse çoğunda kompost hazırlamak için ham madde olarak seperatörden geçmiş büyükbaş hayvan gübresi kullanır. Kompost, yeşil ve kahverengi olmak üzere iki ana materyalin karışımının  hava ile temas halindeki  ayrışım sürecinin sonucunda elde edilir. Kahverengi materyal  talaş, saman, kuruyana kadar bekletilmiş çim ve benzeri materyallerdir. Yeşil materyal ise henüz kurumamış , işlenmemiş  sebze meyve atıklarıdır. Hayvan  gübresi yeşil sınıfına girer fakat seperatörden geçmiş büyükbaş hayvan gübresi içinde parçalanmış saman mevcut olduğu için fermente edildiğinde yani kompostlandığında solucanların istediği formda solucan maması elde edilmiş olur. Büyükbaş hayvan gübresi, sıvı hayvan idrarından iyice ayrıldıktan sonra yani su ile yıkandıktan sonra yada separatörden geçirildikten sonra kompostlama işleminde kullanılmalıdır. Çünkü katı ile karışık olarak gelen sıvı idrarda  tuzluluk oranı yüksek olabilmektedir.

Kahverengi materyal, karbonlar bakımından zengin olup kompostu canlandıran, ayrıştırma işlemini gerçekleştiren  mikroorganizmaları beslemektedir. Yeşil materyal ise azot veya protein kaynağıdır. Başlangıçta çoğunlukla bakteri olan bu mikroorganizmaların çoğalması sırasında ısı, karbondioksit ve su buharı açığa çıkar. Kompost içindeki sıcaklığın artması ile ısıya karşı duyarlı mikroorganizmalar ölür ve ısıya karşı dayanıklı bakteriler çoğalır. Kompostun 60-70  derece sıcaklığa ulaşan kısmında, birkaç sporun dışında temel olarak bütün zararlı mikroorganizmalar kısa sürede  ölür daha sonra bazı  bakteriler kendileri için mevcut besini tükettiklerinde ısı üretmeyi durdururlar ve kompost soğumaya başlar. Soğuyan kompostta, geriye kalan ölü bakterileride içeren besinlerle beslenen, genellikle mantar ve  yeni bir grup mikroorganizma çoğalır. Bu mikroorganizmalar komposta son özelliğini verirler. Amonyak ilk evrede üretilir ve soğuma evresinde uzaklaştırılır. Eğer kompostaşma işlemi  toprak zemin üzerinde yapılıyorsa solucan ve böcek larvaları oluşur. Bu yüzden kompostlama işlemi beton zemin yada branda üzerinde toprağa temas etmeden yapılmalıdır. Ayrıca uzun süre beklemiş kompostun besin içeriğinin azalması ve karbon azot dengesinin düşmesinden dolayı solucanlar için önerilmemektedir.

Kompost karışımı  fermantasyon esnasında ne aşırı ıslak  nede aşırı kuru olmamalıdır. Kompostta olması gereken nem oranı %40 ile %60 arasındadır. Nem %40 altında ise mikrobiyel reaksiyonlar yavaşlar ya da durur %60 üzerinde ise  kompost oluşumunun yavaşlaması ya da durmasının yanında rahatsız edici kokular oluşur. Doğru nem oranını anlamanın en pratik yöntemi yığın içinden avucunuzun içine alıp sıkmaktır. Eğer  avucunuzu sıktığınızda malzeme bir araya gelmiyorsa nemi az, parmaklarınızın arasından su sızıyorsa nemi fazla, avucunuzu sıktığınızda bir arada duruyor ama açtığınızda dağılıyorsa doğru nem oranındadır. Kompost aşırı kurursa mikroorganizma aktif olamayacak ve hiçbir reaksiyon oluşmayacaktır, ancak ıslak olduğunda da içine hava giremeyeceğinden fermantasyon işlemi gerçekleşmeyecektir. İyi bir kompsot yığını asla kötü kokmaz . Kötü bir koku kompost yığınında hatalı bir uygulamanın olduğu anlamına gelir, çoğunlukla fazla sulamadan kaynaklanır.  Ancak bunun yanı sıra eğer kompost karınca ve mantarla doluysa, çok kuru olduğu anlamına gelir. Kompostlama işleminde kompost  yığını hacminde de azalma oluşmuşsa kompostlama başarılı olmuştur. Kompost kullanıma hazır olduğu zaman, koyu ve kolayca ufalanabilir ve süngerimsi olmalıdır. Bu aşamaya ulaşmak mevsime bağlı olarak ,yağmurlu sıcak havalarda daha hızlı, kuru soğuk havalarda daha yavaş oluşmaktadır, yaklaşık 1-3 ay gereklidir.

Kompost oluşumunda havalandırma bir diğer önemli faktördür. Havalandırma, bir yandan kompost oluşum sürecinde doğal olarak yükselen sıcaklığın düşürülmesinde etkili olurken diğer yandan farklı mikroorganizma türlerinin verimli çalışmasında etkili olmaktadır. Hem eksilen oksijeni tamamlamak hem de faaliyetleri sonunda yaydıkları ısıyı düşürmek için yığının havalandırılması gerekir. Yığın halinde oluşturulan kompostlaştırmada materyal 4-5 m eninde ve 1.5-2 m yüksekliğinde uzun bir küme haline getirilir. Yığınınız çok küçükse ayrışma süresince yeterli ısıya ulaşamayacaktır  yani ısı tutamayacaktır, diğer taraftan çok büyükse, karıştırılması ve çevrilmesi güç olacaktır. Hazırlanan yığınlar düzenli olarak alt üst edilerek karıştırılır ve havalandırılması sağlanır. Yığınlar haftada en az bir defa aktarılmalıdır. Yığınların aktarılması sırasında kötü kokular açığa çıkabilir. Tam kompostlaştırma 3-4 haftada gerçekleşir. Bundan sonra kompost olgunlaşması için 3-4 hafta aktarılmadan bırakılır. Toprak kokusu alıyorsanız kompostunuz bitmiş. Rahatsız edici başka bir koku var ise hala aktivitesi sürüyor demektir. Kompostlama işlemi bittikten sonra  kompost artık ısı yaymaz yani kompostun iç sıcaklığı  ile dışarıdaki hava sıcaklığı aynıdır, elle ya da kompost termometreleri ile kontrol edilebilir.  Elinize aldığınzda biraraya gelir, bıraktığınızda hafiften dağılır.

Hazırlamış olduğunuz kompostu solucanlara vermeden önce  olgunlaşmasını tamamlamış olmasına dikkat edin. Çünkü olgunlaşmasını tamamlanmamış olan kompostu solucanlara mama olarak verdiğinizde yanma faaliyetini sürdürür ve çıkan ısı solucanların ölmesine  neden olabilir, ayrıca amonyak tam olarak kompostunuzu terk etmediği zaman solucanlarınızı rahatsız edip, yuvalarından kaçmalarına neden olabilir. Bundan dolayı hazır olduğunu düşündüğünüz kompostu solucan yatağınızın bir köşesine koyarak test edilmeli ve solucanların kompostun içine girip girmedikleri gözlenmelidir. Ayrıca ilk hazırladığınız kompost ile yemleme yapar iken fazla kalın olmayacak şekilde yemleme yapmakta fayda vardır.

Kımızı kaforniya solucanları ticari amaçla üretilen melez bir cins oldukları için sıradan toprak solucanlarına oranla daha dirençli bir yapıya sahiptirler. Fakat bu her şartta hayatta kalabilecekleri anlamına gelmiyor. Solucanlar dış yüzeylerini kaplayan yumuşak dokudan da anlaşılacağı üzere oldukça narin canlılardır. Bu nedenle asit içeren veya aşırı ıslak ya da kuru ortamlarda hayatlarını sürdürmeleri mümkün değildir. Ayrıca narin dış yüzeyleri dolayısıyla doğrudan güneş ışığına maruz kaldıklarında fazla dayanamaz telef olurlar. Asıl konumuz olan beslenmelerine gelecek olursak, özellikle tarım ve hayvancılıkla geçinen çiftçilerimizin bu konuda çok şanslı olduğunu söyleyebiliriz. Çünkü Kırmızı Kaliforniya solucanlarını beslemek için hazırlayacağımız kompost yığınında kullanacağımız hammadde yarı yanmış hayvan dışkısıdır. Buradaki yanmış kelimesindeki kasıt, hayvan gübresinin bir süre yağmur ve güneş görmesi sonucunda fermente olması yani asit içerikli hayvan sidiğinden arınmasıdır. Hayvan gübresinin solucanları beslemek için uygun kıvama geldiğini kokusundan ve renginden anlayabilirsiniz. Gübrenin kokusunu kaybetmiş olması ve taze gübre den daha koyu bir renge sahip olması gerekir. Burada dikkat edeceğiniz nokta; taze veya çok fazla beklemiş olan hayvan gübresi kullanmamaktır. Taze olduğunda içerisindeki hayvan sidiği dolayısıyla asit içerir. Güneş ve yağmur altında çok fazla beklediğinde ise, artık topraksı bir maddeye dönüşür ve içinde solucanların tüketebileceği herhangi bir organik besin kalmaz.

solucanlar-ne-yer

Solda gördüğünüz resimde her türlü organik evsel veya ticari atığı kompost hazırlamak için kullanabilirsiniz. Gördüğünüz gibi resimdeki tüm bitkiler asit içermeyen yapıya sahiptir. Özellikle muz kabuğu, marul, lahana, yumurta kabuğu ve çay posasına bayıldıklarını söylemek yanlış olmaz. Resimdeki yumurta kabuğu nereden çıktı diye soranlarınız mutlaka olacaktır. Evet, solucanların dişleri yok, fakat yumurta kabuğu en sevdikleri besinler arasında yer alıyor ve tüm kalsiyum ihtiyaçlarını karşıladığı için üreme hızlarında bariz bir artış oluyor. Bunu bizzat uyguladığım için söylüyorum, kesinlikle yumurta kabuklarını değerlendirmeniz gerekir. Bu kadar sert bir atığı nasıl tüketiyorlar diye soracak olursanız; işin sırrı salgıladıkları sıvıda diyebilirim. Eğer seri bir şekilde üremeleri konusunda ısrarcıysanız, çevrenizdeki pasta-börek salonlarını ziyaret ederek sizin için zaten çöpe atacakları yumurta kabuklarını toplamalarını rica edebilirsiniz. Bu tür işletmeler hamur işlerinde günlük yüzlerce yumurta kullanmaktadır ve rica ederseniz emin olun sizi kırmazlar. Yine resimde yer alan karton yumurta kabı sizin için değersiz bir atık sayılıyor olabilir, ancak kırmızı kaliforniya solucanları için bu yemek anlamına geliyor. Kağıt veya karton atıklarınızı ufak kıymıklar haline getirip hazırladığınız kompost içine karıştırırsanız, bir süre sonra solucan gübresine dönüştüklerini gördüğünüzde lütfen şaşırmayın. Bu arada sallama çay poşetlerini komposta karıştırırken sadece iplerini ayırmanız yeterlidir. Diğer kısımları zaten solucanların tüketebileceği yapıdadır. Bahçeden biçtiğiniz çim, saman yada dut yaprağı, ince talaş gibi daha pek çok atık kompost içerisinde yer alabilir.

solucanlar-ne-yemez

Solda gördüğünüz resimde kırmızı Kaliforniya solucanları için tehlike içeren organik atıklar yer alıyor. Et, peynir, süt, yumurta içi, narenciye atıkları, soğan, sarımsak, biber, hamur işleri ilgi alanlarına girmiyor ve telef olmalarına sebep olabiliyor. Limon, portakal gibi narenciyeler zaten hepimizin bildiği gibi asit içerirler, solucanlar etçil olmadıkları için zaten et yemezler, ayrıca hamur işleri onlara göre değil. Tuvalet kağıdı veya evcil ve etçil hayvanların atıkları hijyenik acıdan zaten uygun olmadığı için solucanları beslemek amacıyla kullanılamaz. Kırmızı Kaliforniya solucanı yetiştirmek isteyenlerin bu canlıları beslemek için kullanabileceği evsel veya ticari atıklar yasaklı olanlardan çok daha fazladır. Zaten bunlar doğrudan atık oldukları için de besleme aşamasında maliyet söz konusu değildir. Zaten bu işi ilk başta profesyonel seviyede yapmak zorunda değilsiniz. Belli bir miktar kırmızı Kaliforniya solucanı satın alarak, hem deneyim kazanır hem de kısa sürede üremelerini fırsata çevirebilirsiniz. Son zamanlarda yabancı içerikli siteleri karıştırırken özellikle Abd ve Avrupa ülkelerinde kırmızı Kaliforniya solucanı yetiştiriciliği yapanların farklı bir kompost kullandığını fark ettim. Aslında bu bizim ülkemizde rahatlıkla ulaşabileceğimiz bir organik atık çeşidine giriyor. Bildiğiniz gibi ülkemizde istiridye mantarı yetiştiren pek çok girişimci var ve bu mantarları yetiştirmek için kullanılan kompost 60 gün sonra atık sınıfına giriyor. Bu işi yapan işletmeler ile anlaşma yaparak zaten artık üretim yapmadıkları istiridye mantarı kompostlarını solucan gübresi üretiminde kullanabilirsiniz. Üstelik solucanların üremesi için gerekli olan gereken tüm mineralleri karşılayan mantar kompostlarını her bölgede bulmak mümkün.

Kırmızı kaliforniya solucanlarının karakteristik özellikleri.

KirmiziKaliforniyaSolucani

Kırmızı Kaliforniya solucanı, diğer adıyla  Latincede Eisenia Foetida  ilk defa Kaliforniya’da melezlenmesi  dolayısıyla Kırmızı Kaliforniya solucanı olarak adlandırılmıştır. Kendine özgü özellikleri olan ve ekolojik önemi fazla olan canlılardır  solucanlar. Doğadaki rollerine baktığımızda gerçekten solucanların toprak üzerindeki yararlı etkileri saymakla bitmez. Kırmızı kaliforniya solucanın karakteristik özelliklerini sıralayacak olursak; çok zayıf ışık dışında tüm ışıklardan kaçarlar ve güneş ışığına maruz kaldıklarında kısa süre sonra ölürler. Ne tür şeyler yerler sorusuna sıra geldiğinde; genelde büyük işletmelerde mama olarak fermente edilmiş büyükbaş hayvan gübresi ile beslenirler, fakat evde hobi olarak besleyenler için asidik olmayan meyve sebzeler; örneğin muz kabuğu, domates kabuğu  gibi  meyve sebze atıkları verilebilir. Özellikle çay posası ve kahve telvesi en çok sevdikleri şeylerdir. Günde ortalama ağırlıkları kadar mama tüketirler. Uygun şartlarda ortalama 5 yıla kadar  yaşayabilirler. 1000 solucan günde ortalama yarım kilo gübre üretir.  Kırmızı Kaliforniya solucanları 40°C’yi geçmeyen sıcaklıkta ve 0°C sıcaklıkta  hayatta kalabilirler,  20°C solucanların üretimi ve çoğalmaları için en ideal sıcaklıktır.

Kırmızı kaliforniya solucanlarının en önemli özelliklerinde biride çok çabuk üremeleridir. Ortalama üç dört ay içinde sayılarını ikiye katlayabilirler. Yumurtlayarak çoğalırlar ve bir solucan yılda yaklaşık olarak 1500 civarında yumurta bırakır, her bir yumurtadan 1 ile 21 arası solucan yavrusu çıkar. Yumurtaları limona benzeyip büyüklüğü ortalama mercimek tanesi kadardır. Yetişkin  solucanlar  yaklaşık üç dört ay sonra üreyerek sayılarını uygun şartlarda 20 katına kadar çıkarabilirler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir